Büyükelçi’nin, IKSV Genel Müdürü Sn. Görgün Taner’e “Sanat ve Edebiyat Şövalyesi” nişanı tevdi töreni konuşması (İstanbul, Fransız Sarayı, 13 Aralık 2016) [fr]

Hanımefendiler, Beyefendiler,
Değerli Dostlar,
Sevgili Görgün Taner,

Hepiniz Fransız Sarayı’na hoşgeldiniz !
İzin verirseniz önce, İstanbul’da, Cumartesi akşamı düzenlenen menfur terör saldırısında hayatını kaybedenleri büyük bir teessürle anmak istiyorum. Fransa derhal ve en sert ifadelerle bu yeni saldırıyı kınamıştır. Terör musibetine karşı, Fransa bütün kalbiyle Türkiye’nin yanındadır ve bir kez daha Türkiye ile tam destek ve dayanışma içindedir.
Bu sözlerin ardından, şimdi, bu akşam bizi biraraya getiren konuya geliyorum.

Kendisine daha önce Légion d’honneur tevdi edilmiş bir şahsiyetin Sanat ve Edebiyat nişanıyla taltif edilmesi biraz alışılmışın dışında bir durum. Ancak, siz nev’i şahsına münhasır bir şahsiyet olarak, Fransa Cumhuriyeti tarafından yeniden onurlandırılmayı pekala hak ediyorsunuz.

Bir önceki nişanınız daha ziyade, Stanislas Pierret ile birlikte 2009-2010 yılları arasında Fransa’da Türkiye Mevsimi etkinliği çerçevesinde Genel Komiser sıfatıyla üstlendiğiniz etkin rolünüze atfedilmiş bir nişandı. Bugün ise, daha çok, İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı Genel Müdürü’ne hitab ediyorum.

Sevgili Görgün,

Gelenek olduğu üzere, Fransa tarafından bu nişana layık görülmenize neden olan kariyeriniz ve meziyetlerinizi hatırlatmak istiyorum.
Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra hayatınızı, 1983 yılından bu yana bünyesinde görev aldığınız İKSV’ye adadınız.
Burada önce, şahsi zevkinizin sizi yönlendirdiği Caz Festivali Müdürü olarak göreve başladınız.

Daha sonra, 2002 yılında, Vakfın direktörlüğünü üstlendiniz ve o gün bugündür bu görevi bir daha bırakmadınız. Gayretleriniz ve bu vesileyle hürmetlerimizi sunmak istediğim Eczacıbaşı grubu ile diğer tüm sanat hamilerinin bitmez tükenmez destekleri sayesinde bugün İstanbul, adını uluslararası kültür ağlarının kalbine yazdırmıştır.

Olağanüstü bir tarihi mirasa sahip bu şehri, sanatın bütün dallarıyla yankılanan hareketli bir metropole dönüştürmeyi başardınız. İKSV’nin çalışmaları sayesinde İstanbul, kültür ve sanat alanlarında yeniliklerin öncüsü olan Avrupa başkentlerinin biri haline geldi. Bu kültürel yenilikçilik anlamındaki şöhretini İstanbul, büyük ölçüde, şahsiyetinize, atılganlığınız ve cesaretinize, göstermiş olduğunuz sebata ve bu akşam, yanınızda bulunan ve İKSV’nin güzel macerasına iştirak eden insanlara borçludur.

Daima yeni fikirler peşinde koşan, her zaman sıcakkanlı, bir o kadar da kibar ve ağırbaşlı bir kişiliğe sahipsiniz. Bunun yanısıra, çalışmalarınızı başarıyla yürütecek en iyi ekipleri edinmeyi biliyorsunuz.

İKSV, iddialı çalışma ve projeleri, sanat konusundaki titizliği, profesyonelliği ve pek tabii programlamalarının niteliği sebebiyle istisnasız herkesin takdirini kazanmıştır. O denli uluslararası bir şöhrete sahip ki, yurtdışında, vakfın faaliyetlerini, gerçek bir kültür bakanlığı faaliyeti olarak algılayanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Bu sebeple, sizin şahsınızda, ayrıca, Vakıf tarafından yürütülen faaliyetlerin tamamını onurlandırıyoruz bu akşam.

Fransa ve özellikle de İstanbul’daki Fransız Kültür Merkezi için siz, vazgeçilmez ortaksınız. Zira, sanatın her alanında varlık gösteriyorsunuz ; Fransa’da yürütülen en titiz faaliyetlerin aynının talepkarısınız ve ; sadık ve güvenilir bir referans teşkil ettiğiniz kültür çevrelerimizde mükemmel bir şekilde varlık göstermeyi başarıyorsunuz. Sanatseverlerinizin beğenisine ne sunmak istediğinizi iyi biliyorsunuz, imkanlarınızı kullanmaktan kaçınmıyorsunuz ve gerekirse Fransız kültür operatörlerini seferber ediyorsunuz. Böylece, Fransız sanat prodüksiyonunun en iyisi, vakıf tarafından düzenlenen her bir festivale katkısını sunuyor.

Buna kanıt olarak, geçtiğimiz Haziran ayında, davetinize icabeten, Richard Galliano ve Sylvain Luc, tam da burada Fransız Sarayı’nda, Edith Piaf’ın hatırasını muhteşem bir şekilde onurlandırmışlardı. Bir başka örnek olarak, plastik eser sanatçıları Pierre Huyghe ve Patrick Blanc’nun, son Çağdaş Sanat Bienali’ne katılımlarını veyahut bu yılki tiyatro bienaline Fransız sanatçılarının oldukça kalabalık bir katılım sağlamış olmalarını sayabilirim.

Keza, Avignon Festivali’nin efsanevi Müdürü Bernard Faivre d’Acier’yi, uluslararası üne sahip koreografları ve Türk-Fransız yönetmen Sedef Ecer’i bu kapsamda ağırlamıştınız. Zaten, İstanbul Fransız Kültür Merkezi’ne, söz konusu festivale katkısından ötürü bir ödül takdim ederek, bu işbirliğinin mükkemmeliyetini teyid ettiniz.

İşbirliğimiz o kadar yoğun ve zengin ki, bunun eksiksiz olarak bir listesini yapmak olanaksız. Ancak, az önceki saydıklarıma, son olarak Caz Festivali’nin Fransız konuklarını eklemeden geçemeyeceğim. Bu yaz, İstanbul Caz severlerinin huzurlarında konser vermek üzere Fransa’nın en iyi enstrüman sanatçılarından birkaçını davet etmiştiniz. Aslında o akşam büyük coşku içinde olan yaklaşık 1 500 dinleyici, yavaş yavaş gözlerini konserden çevirerek telefonlarına odaklanmaya başlamıştı. Sonunda, konser alanında neredeyse kimse kalmamıştı. Hayal kırıklığına uğrayan sanatçılar, seyircilerin sıkıldıklarını ve müzikleriye dinleyicileri mest etmeyi başaramadıklarını düşünmüşlerdi. Ancak, o akşam seyircilerin ilgisizliğinin bambaşka bir nedeni vardı : ülke ve hepimiz için gerçek anlamda bir şok ve derin bir travma oluşturan 15 Temmuz akşamıydı o akşam.

O sanatçılar bugün İstanbul’a tekrar gelmek için hazırlar zira, müziğin ve genel anlamda kültür ve sanatın, paylaşımda bulunmamızı, bir bağ oluşturmayı ve nihayetinde birbirimizi daha iyi anlamamızı sağladığı konusunda sizlerle hemfikirler.

Bu sebeple, bu akşam, İstanbul’un kültür hayatına yaptığınız olağanüstü katkılar ve Fransa ile Türkiye arasındaki kültürel işbirliğine yönelik çalışmalarınız ve bağlılığınız nedeniyle, Fransa Cumhuriyeti’nin size olan minnettarlığını ifade etmekten büyük mutluluk duyuyorum.

Sayın Görgün TANER, Kültür Bakanımız adına, Sizi Sanat ve Edebiyat Şölvalyesi nişanıyla taltif ediyoruz.

Yayınlanma tarihi: 14/12/2016

Sayfa başına dönmek için