Büyükelçi’nin, Vivapolis Kolokyumu açılış konuşması (Grand Hyatt Istanbul, 23 Eylül 2014) [fr]

Değerli Başkanlar,
Değerli Belediye Başkanları ve Belediye Danışmanları,
Şirket temsilcileri değerli Hanımefendiler ve Beyefendiler,
Hanımefendiler ve Beyefendiler,

İster Istanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Kayseri, Çanakkale, Düzce, Seferihisar veya Antalya, isterse Paris, Lyon, Bordeaux Marsilya veya Strazburg olsun, nerede yaşarsak yaşayalım, sürdürülebilir şehircilik gerçeği her geçen gün daha da kuvvetli bir şekilde kendini bize zorunlu kılıyor.

Bu bağlamda, Fransa ve Türkiye arasında şehircilik, mimari ve şehirleşme alanındaki ilişki, ülkelerimiz arasında uzun maziye sahip ilişkinin eski zamanlarına dayanır.

İstanbul şehri, bunun bir tasviridir. Beyoğlu’undaki Tünel örneğinde görüldüğü üzere, 19. yüzyıldan bu yana, mühendislerimiz, şehircilik uzmanlarımız ve mimarlarımız Türk dostlarımızla teati ve işbirliğinde bulundular.

Üçüncü Boğaz köprüsü veya Boğaz’ın altından geçecek Avrasya Tüneli projelerinde görüleceği üzere, bu işbirliği, bugün de İstanbul’da yükselen sanat yapılarıyla kendini ortaya koyuyor.

Sahip olduğu kültür mirasını koruma konusundaki hassasiyetiyle nam salan Fransa, şehir planlamacılığı ve şehircilik alanında çağdaş ve yenilikçi çözümler alanında daha önce görülmemiş bir uzmanlığa sahiptir.

Bu uzmanlık, Fransız Hükümeti tarafından, kamuda olduğu kadar özel sektörde de teknolojimizin, bilgi birikim ve tecrübelerimizin en iyilerini vaad eden « Vivapolis » markası altında bir araya getirildi.

Bu uzmanlık, son yıllarda tam anlamıyla bir şehircilik devrimine sahne olan Türkiye’nin gelişimine hizmet edebilir.

Son yıllarda, Fransız Hükümeti, bugün aramızda bulunan temsilcilerine selamlarımı iletmek istediğim Gaziantep şehrinin tasarım çalışmaları veya yine İstanbul, Kayseri veya İzmir şehirleri için Fransız Kalkınma Ajansı’nın ayırdığı kaynaklar aracılığıyla, birçok kentsel dönüşüm projesine destek verdi.

Bugünkü buluşmamızın, Fransız-Türk dostluğunu arttırarak sürdürecek bir vesile ve şehirlerimizin daha çekici ve yaşanası daha güzel yerler haline getirilmesi adına Fransa-Türkiye arasında yeni işbirliklerinin başlangıcı olmasını dilerim.

Sözlerime son vermeden önce, bu kolokyuma katılımlarından dolayı tüm Türk ve Fransız ortaklara ve özellikle de Fransa ve Türkiye’nin büyük şehirlerinin temsilcilerine canı gönülden teşekkür ederim.

Fransa’nın 85. Türkiye Büyükelçisi olarak, Fransız ve Türk şehirleri arasındaki ilişkilerin günümüzde ülkelerimiz arasındaki dostluğun sürdürülmesi için eşşiz bir değer olduğuna olan inancım tamdır. Keza, bu işbirliğine dahil olan kollektiviteleri bir araya getirmede üstlendiği görev için, « Cités Unies France » - Birleşik Fransız Şehirleri’ne de özellikle selamlarımı gönderiyorum./.

Yayınlanma tarihi: 29/09/2014

Sayfa başına dönmek için