CODATU XVI KONFERANSI - Büyükelçi’nin konuşması, 2 Şubat 2015, İstanbul Teknik Üniversitesi [fr]

Sayın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı,
Sayın Belediye Başkanları,
Sayın Rektör,
Hanımefendiler ve Beyefendiler,

21. COP21 – Taraflar Konferansı, 2015 yılının Aralık ayında Paris’te düzenlenecek. Bu konferans, iklim üzerine bugüne dek düzenlenmiş en büyük uluslararası konferanslardan birisi olacak. Konferansın öne çıkan önemli bir hedefi var: toplumlarımızı ve ekonomilerimizi tehdit eden iklim düzensizliklerinin daha da ilerlemesine engel olmak. 2015 Paris Konferansı, daha esnek ve karbon salınımı konusunda daha kanaatkar toplumlara ve ekonomilere dünüşümleri taahhüt edecek uluslararası bir anlaşmanın kabulünün yolunu açmalıdır.

Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler’in himayesi altında, Fransa’nın iki kat sorumluluğu var: bir taraftan, katılması beklenen 20 000 delege ve gözlemciyi iki hafta süresince ağırlamak ve diğer taraftan, bir anlaşmanın kabulünü mümkün kılmak için müzakerelerde yer alan tüm taraflar nezdinde kolaylaştırıcı rolünü üstlenmek.

COP21, 2020 yılında yürürlüğe girecek ve imzalanması beklenen uluslararası anlaşma ile neticelenmelidir. Bu anlaşma tüm ülkeleri, gelişmiş ülkeleri kapsadığı gibi gelişmekte olan ülkeleri de kapsamalıdır.

Fransa, farklı sorumluluklar ilkesini benimseyecek bir anlaşmanın ortaya çıkmasını arzu ediyor. Bu doğrultuda, herbir ülkenin ekonomik, sosyal ve çevresel durumlarının göz önüne alınması gerekir. Fakat, anlaşma, 2100 ufkunda yer alan +2°C hedefine uygun hareket edilmesi için gerekli dönüşümleri hayata geçirecek kadar iddalı olmalı.

Fransa aynı zamanda, özellikle şirketlerin, kollektivitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının inisyatiflerini bir araya toplamayı ve bunları dinamik hale getirmeyi amaçlayan bir « Çözümler Ajandası » uygulamasını da hayata geçiriyor. Bu uygulama, Konferans öncesinde, iklim düzensizlikleriyle mücadelede daha olumlu bir vizyon oluşturmayı hedefliyor.

« Paris 2015 », düşünce yapılarının değişimini canlandırmalıdır: iklimin meydan okumasına karşı mücadele etmek bir zorluk değil. Aksine, yeni istihdam alanları ve zenginlikler yaratmak, yeni üretim ve tüketim yöntemleri icat etmek için bir fırsattır.

Bu doğrultuda, şehiriçi ulaşım açıkça öncelikli alandır.

Geride bıraktığımız eylül ayında toplanan New York Zirvesi’nde, ulaştırma sektörü, fırsatların zorluklara göre çok daha fazla olduğunu açıkça gözler önüne serdi. Doğru uygulamaların karşılıklı teatisi, düşük karbon salınım çözümleri konusundaki bilgilerin transferi ve yapısal projelerin tasarlanması teşvik edilerek bu perspektifte ilerlemeye devam edilmelidir.

Dünyanın diğer tüm büyük metropollerinde olduğu gibi, Türkiye’de ve özellikle de İstanbul’da, « sürdürülebilir şehircilik » adı altında, şehri uzun vadede yapılandırmak için, toplu taşımacılık yatırımlarını desteklemek gerekir.

Batı Avrupa’da ve özellikle de Fransa’da, şehirler, yeni taşımacılık yöntemleri etrafında, son yıllarda bir dönüşüm yaşadılar. Tıpkı şehircilik anlayışı gibi, düşünce yapıları da değişti.

Gelişmekte olan büyük ülkeler için bu dönüşüm, yeni şehir merkezlerinde düşük karbon salınımlı ulaşım politikalarını hayata geçirmeyi desteklemek için Avrupa kıtasının sahip olduğu tecrübelerden faydalanabildikleri oranda, daha hızlı olabilir.

Yarının şehrini ve ulaşım imkanlarını hazırlamak, bu konferansın amacı işte tam olarak budur.

Bu önemli görevde, başarılarınızın da büyük olmasını diliyorum.

İlginiz için teşekkür ederim.

Yayınlanma tarihi: 03/02/2015

Sayfa başına dönmek için