Büyükelçi’nin, Sn. Rahmi Koç’a « Chevalier dans l’Ordre National de la Légion d’Honneur » Nişanı taltif töreni onuruna konuşma metni, 9 Haziran 2015 [fr]

Muhterem Rahmi Koç Beyefendi,
Hanımefendiler, Beyefendiler,
Değerli Dostlar, Chers amis,
Chers amis,

Bugün, eşsiz bir şahsiyeti onurlandırmak üzere Fransız Sarayı’na gelen herkese teşekkür ederim. Bahsettiğim öyle bir şahsiyet ki, ailesinin ismi, sadece Türkiye’nin tarihi ve sınai kalkınması ile birlikte değil, aynı zamanda ülkenin düşünsel ve kültürel yükselişiyle de birlikte anılıyor.

Muhterem Rahmi Koç Beyefendi,

Muhterem Rahmi Koç Beyefendi,

Geleneğe uygun olarak, şahsi ve mesleki geçmişinizden birkaç cümleyle söz etmek istiyorum:

1930 yılında Ankara’da dünyaya geldiniz. Önce İstanbul Robert Koleji ve sonrasında Johns-Hopkins Üniversitesi’nde sürdürdüğünüz öğrencilik yıllarınızın ardından, 1958 yılında, babanız, rahmetli Vehbi KOÇ Beyefendi tarafından kurulan şirketler grubu bünyesine katıldınız.

Grup şirketleri bünyesinde farklı yönetim kademelerinde tek tek görev aldıktan sonra, 1984 yılında, grubun Yönetim Kurulu Başkanı oldunuz.

Koç Grubu Onursal Başkanlığı makamına seçildiğiniz 2003 yılına kadar, yaklaşık 20 yıl boyunca bu görevi sürdürdünüz.

Bu görevinizin yanı sıra, Türk ekonomi camiasının en önemli makamlarının sorumluluklarını da üstlendiniz. Bunlar arasında, İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı’nı, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Onursal Başkanlığı’nı, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Danışma Kurulu Üyeliğini ve aynı zamanda, 1995-1996 yıllarında ifa etmiş olduğunuz Uluslararası Ticaret Odası Başkanlığı’nı sayabiliriz.

Haliyle, ekonomi alanında Türkiye’den bahsedildiğinde, Arçelik ve Beko gibi dünyaca tanınmış markalar aracılığıyla gerçek anlamda Türkiye’nin sanayi elçiliği görevini yerine getiren Koç Holding, akla ilk gelen isim oluyor.

Bundan yaklaşık dört yıl önce, Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği görevine henüz yeni atanmışken, pek tabiki, görüşleriniz ve tavsiyelerinizden yararlanmak amacıyla, sizinle görüşmek istedim.

O gün, oğlunuz Mustafa ile birlikte beni büyük bir nezaketle kabul etmiş ve o zamanlar çok sınırlı olan ikili ticari ilişkilerimizi güçlendirmek adına, iyi projeler konusunda Koç Holding’le takrar görüşmek konusunda beni cesaretlendirmiştiniz.

İlk görüşmemizin akabinde, kendileri kimden bahsettiğimi gayet iyi bilecektir, Grubun üst düzey diğer şahsiyetleri ile sürdürdüğümüz görüşmelerden hemen birkaç ay sonra, Koç Holding ile büyük bir Fransız ticari grubuyla ilk anlaşma imzalandı. Bunun için size teşekkür etmek ve bu vesileyle, Koç Holding’i, bu mükemmel istikamette ilerlemek konusunda cesaretlendirmek istedim.

Bugün, grubunuz gelişimini tüm dünyada sürdürüyorken, Fransa’nın, Koç Holding’in ülkeye gelişini sabırsızlıkla beklediğinin altını bir kez daha çizmek isterim.

Sevgili Rahmi Koç,
Pek tabiki ekonomiden ziyadesiyle söz ettik, ancak üstün şahsiyetinizi oluşturan bir diğer unsur da, ülkenizin kalkınmasına ve yükselmesine sunmuş olduğunuz sonsuz desteğinizdir.

Rahmi Koç ismini telafuz ettiğiniz vakit, ki bunu bizzat oğlum ile yaşadığım deneyimden biliyorum, gençlerin aklına ilk gelen, birkaç yıl gibi kısa bir zamanda Türkiye’nin en tanınmış kurumları arasına girmeyi başaran ve Fransa ile öğrenci değişimi ve işbirliklerinde bulunan Koç Ünivesitesi oluyor.

Keza, akla gelen bir diğer alan, İstanbul Amerikan Hastanesi örneğinde olduğu gibi sağlık sektörü olurken, Haliç kıyısında yer alan Koç Müzesi örneğinde olduğu gibi, pek tabiki kültür hayatı da oluyor. Bu müze, sizin teknolojiye, ilerlemeye ve aynı zamanda denizciliğe duyduğunuz tutkuyu da yansıtıyor. Sizin, iki yıl boyunca dünyanın tüm denizlerini arşınlayan, beş kıta ve 50’nin üzerinde limanın keşfine çıkan, bu noktada yeni bir sözcük üretmeme izin verin lütfen, bir « globe sailor » olduğunuzu da pek kimse bilmez.

Yine aynı zamanda, New York’un ünlü Çağdaş Sanatlar Müzesi (MOMA) bünyesinde açmış olduğunuz Osmanlı başyapıtlarına ithaf edilmiş iki galeri aracılığıyla, Türk Tarih Mirası’nın korunmasına ve tanıtımına sunmuş olduğunuz hayati katkılarınızı da düşünmeden edemeyeceğim. Türk Tarih Mirası hizmetine adanmış bu bağlılık ve yatırım, 2007 yılında, World Monuments Fund tarafından, Hadrien ödülüne layık görülmenizi de sağladı.

Ortaya koymuş olduğunuz bu eserin bütünü için de, 1997 yılında, Türkiye Cumhuriyeti tarfından çok sınırlı sayıda kişiye takdim edilen Devlet Üstün Hizmet Madalyası’na layık görüldünüz.

Sevgili Rahmi, buradan kendilerine dostane selamlarımı gönderdiğim ablanız Semahat Hanım, kız kardeşleriniz Sevgi ve Suna Hanımlar ve, oğullarınız Mustafa, Ali ve Ömer Beyler ile, anneniz Sadberk Hanım ve babanız Vehbi Bey’i onurlandırdınız.

Fransa, bu akşam, sizi dostları arasında görmekten ve bu onursal taltif töreni aracılığıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin kıymetli bir vatandaşının mesleki ve insani geçmişine duyduğu saygıyı ifade etmekten büyük memnuniyet duyuyor.

Sayın Rahmi KOÇ, sizi, « Officier dans l’Ordre national de la Légion d’Honneur » nişanı ile taltif ediyoruz./.

Yayınlanma tarihi: 12/06/2015

Sayfa başına dönmek için